tahta uçağı uçurma hayalleri

küçükken RC uçaklar yani uzaktan kumandalı gerçekten uçabilen uçaklar hayallerimizi süsleyen en ulaşılmaz objelerdi

bunlar belki de kocaman şehirde bir veya iki kişinin sahip olduğu ve bizim için ulaşılmaz şeylerdi, RC oyuncaklar uçak gemi veya araba şeklinde olabiliyorlardı, gerçekten hızlı gidebiliyorlar ve radyo vericileri ile çalışan uzak menzilli dayanıklı oyuncaklardı

dediğim gibi çok az kişi sahip olabiliyordu, yurtdışına gidenler getirebiliyor veya ulaşılması mümkün olmayacak fiyatlarla satılıyordu

ancak hiçbir şey bizim uçan bir oyuncak uçak yapma hayallerimizin önüne geçemezdi

helyum balonlarla tanışmamız da yine bu dönemlere rastlar, bildiğimiz uçan balonlardan bahsediyorum, fırsat buldukça alır çeşitli deneyler yapardık, ucuna envai çeşit şeyler bağlayıp uçurmuşluğumuz vardır, mektup bağlayıp, küp şeker bağlayıp saldığımız çok oldu, hatta bir keresinde dağarcığımızdaki bütün argoları döktürdüğümüz etkileyici bir mektup bağlayıp uçurmuştuk hala merak ederim o balon kime ulaştı diye

şimdi diyeceksiniz helyum balona nerden geldin, efendim hikayemizin en önemli kısmı buradan başlıyor işte helyum balonları

o zamanlar oturduğumuz yarı inşaat halindeki kooperatifte, terkedilmiş bir marangozhane vardı ki onun bahçesi bizim başlıca oyun alanımızdı, bir sürü tahta sunta türü ağaç türevleri bulunurdu burada

düzgün şekilde kesilip bırakılmış bu ağaçlar ile bir çocuğun aklına gelebilecek her şeyi yaptığımızı söyleyebilirim, bisiklet, ev, basket potası, hatta sandal bile yaptık oyuncak değil neredeyse gerçek boyutlarda bir sandal ve derede yüzdürdük

tabi sıradaki hedefimiz uçan bir uçak yapmak olmuştu, ancak RC model uçakları boyutunda bir uçağı uçurabilecek güce sahip ne motorumuz ne de bataryamız mevcuttu

ama yapacaktık

öyle yada böyle bir uçak yapacaktık

işte yine birgün bu marangozhanenin bahçesinde oyalanırken yavaştan yavaştan tahta parçalarıyla bir uçak iskeleti yapmaya başladığımı hatırlıyorum, gövde ve kanat iskeleti yekpare iki sağlam tahtadan ve ana kanat bölgesi sağlam mukavvadan kesip şekil verdiğim güzel bir uçak yapmıştım, tahta sanırım kavak ağacındandı ve hafifti ucunu yontarak f16lar gibi yapmıştım

uçağa her gün bir şeyler ekler hale gelmiştim, herkesin hayretle izlediği bir model uçak oluştu elimde, ciddi anlamda hafif ve aerodinamik anlamda da fena sayılmaz gibiydi

şimdi sıra bunu uçurmaya gelmişti

öncelikle elimizdeki imkanlarla nasıl bunu uçurabilirdik buna yoğunlaştık, elimizde uçmaya yardımcı tek şey helyum balonlarıydı, yani kalkış için kullanacağımız teknik bu olacaktı

ki çocukluk aklıyla bu helyum balonların atmosfer dilimine kadar yükseleceğini düşünüyorduk, daha sonra kendiliğinden indiğini ve bağladığımız uçağın inişe geçeceğini hesaplamıştık, yani bir yükseliş bir de iniş aşaması olacak bir uçuş programından bahsediyoruz

herşey NASA vari bir titizlikle hesaplamış ve uçağın ineceği yeri ve oradaki insanların uçağımızı hayretle karşılayacağını düşündüğümüzden mukavva kanatlarına adresimizi ve uçağa verdiğimiz isimleri yazmıştık

uçuş programı artık başlamalıydı

teknolojimiz karmaşık sayılmazdı, oyuncak arabalardan çıkan küçük motorlar vardır bilirsiniz, işte uçağın kanatlarına iki adet o motorlardan yerleştirdik, pervane olarak da yine o dönem bir goftetle hediye olarak verilen fırfır pervanesini kullanacaktık, 3 kalem pil yeterince işimizi görecekti

planımız hesapladığımız gibi ilerlerse şu şekilde uçak havalanacaktı

uçağa bağladığımız üç beş helyum balonu onu önce belli bir yüksekliğe kadar çıkaracak,uçağımız yükselecek yükselecek, aynen hazerfan ahmet çelebi misali, tabi bu aşamada pervaneler çalışıyor olacaktı ve helyum balonları etkisini yitirip uçak düşmeye başladığında pervanelere sayesinde bir süre uçmuş olacaktı

teoride herşey güzeldi ancak pratikte işler pek istediğimiz gibi ilerlemedi

öncelikle uçağımız uçurmak için almamız gereken helyum balonları çok pahalıydı ancak arkadaşlarında yardımıyla 5 balon topladık, ancak uçak havalanmıyordu

biraz para geçince bir balon daha ekledik, yine havalanmıyordu

3 pilin birini çıkardık

yine havalanmadı

artık tek çözüm uçak uçana kadar helyum balonlarının sayısını arttırmak olacaktı fakat para biriktirmek biraz zamanımızı alıyordu

bir sonraki balonu alabildiğimizde önceki biriktirdiğimiz balonlarımızın havasının yavaş yavaş inmeye başladığını farkettik

sanki boş yere kürek çekiyor gibiydik

aldığımız balonların uçağı değil uçağa taktığımız pilleri dahi uçuramadığını görünce bir istikbal göklerdedir projesi daha devrim otomobilleri gibi rafa kalkmış oldu


ve uçağa ne oldu diye soracaksınız muhtemelen

motorları çalıştırıp yüksekten fırlattık

ne olacaaadı

düşüp kırıldı

1 cevap on “tahta uçağı uçurma hayalleri

yorum